Mecelle Sempozyumu

Sempozyum "Davet Metni" için tıklayınız.

Sempozyum "Afişi" için tıklayınız.

Sempozyum Programına Ulaşmak tıklayınız.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesi’nin düzenlediği “Mecelle Sempozyumu”, 27 Eylül 2014 Cumartesi günü Budan Thermal Hotel’de gerçekleştirildi. Sempozyumda AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Kemalettin Çonkar, AKÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Şafak Balı, AKÜ öğretim elemanları ve öğrencileri bulunurken, çeşitli üniversitelerden gelen öğretim elemanları ve öğrenciler de katılımcı ve dinleyici olarak yer aldı.

Sempozyumda ilk olarak AKÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Şafak Balı kısa bir açış konuşması yaptı. Prof. Dr. Balı konuşmasında katılımcılara ve dinleyicilere hoş geldiniz diyerek, sempozyum programı hakkında bilgi verdi.

Sempozyumun ilk oturumunu AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Kemalettin Çonkar yönetti. Prof. Dr. Çonkar ilk oturumun ilk sözünü İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Akif Aydın’a verdi. “Hazırlandığı Sosyal ve Kültürel Ortamın Mecelle Üzerine Etkileri” konulu sunumunda Prof. Dr. Aydın şunları söyledi:

“Öncelikle Afyon Kocatepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi bu sene öğrenci alarak eğitime başladı. Hayırlı olsun diyerek sözlerime başlamak istiyorum. İnşallah gittikçe gelişir, güçlenir ve Türkiye’deki hukuk eğitimine çok ciddi katkılarda bulunur. Şartları buna müsait. Hukuk tarihi, hukuk fakültelerinde yirmi sene belki biraz daha fazla bir süredir gelişmekte olan bir bilim dalı. Maalesef Cumhuriyet’in kurulmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti, 50-60 sene Osmanlı Devleti ile barışamadı. Bundan hukuk tarihi de nasibini aldı. 80’li yılların başına kadar Türkiye’de hukuk fakültelerinde hukuk tarihi köşede kalmış, hiç kimsenin seçmediği bir disiplin olarak yer aldı. Ancak, söylediğim gibi, 20 seneyi aşkın bir süredir gelişmiş batılı ülkelerdeki seviyeye doğru bir ivme gösteriyor. Bu bakımdan Afyon Kocatepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin açıldığı yıl, “Mecelle” üzerine bir sempozyum tertiplemesi son derece anlamlı. Ben tertipleyenlere teşekkür ediyorum. Ben bu tebliğimde, Mecelle’nin hazırlandığı ortamın bu İslam Hukukunun ilk kanunlaştırma hareketinin bu kanunlaştırmaya ne ölçüde etki ettiğini aktarmaya çalışacağım. Tanzimat Dönemi, Türk Hukuk tarihinde önemli bir kırılma noktasıdır. Tanzimata kadar klasik yapı kısmi değişiklikler olmakla birlikte büyük ölçüde aynı tarzda devam etmiştir. Tanzimat hem adli yapı alanında, hem bu adli yapıda uygulanacak kanunlar arasında, alanında çok köklü değişikliklerin kırılmaların olduğu bir dönemdir. Cumhuriyet dönemindeki hukuk reformları, Tanzimat döneminde başlayan bu reformların bir tabii devamı gibi kabul edilebilir”.

İlk oturumda daha sonra söz alan Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İrem Karakoç “Mecelle ve Hukukun Kaynakları” başlıklı bir sunum yaptı. Yrd. Doç. Dr. Karakoç sunumunda “Ben, Mecelle’nin bugünkü hukukla mukayesesini yapmak istedim. Bu amaçla çalışmama başladım. Bu çalışmada amacım Roma Hukuku kaynaklı Kıta Avrupası Hukuk sisteminin kaynakları ile İslam Hukuku kaynaklı Mecelle’nin kaynaklarını bugün kullandığımız şekliyle genel hukukun kaynakları bağlamında karşılaştırıp, birbirlerine uyumlu olup olmadıkları noktasında sonuçlara varılabileceğini düşündüm. Çalışmamda kaynak kavramını hukukun doğduğu membaa yani asıl kaynaklar anlamında almaya çalıştım. Çünkü eski hukukumuzdaki kaynak kavramıyla günümüzdeki tam olarak birbirleriyle örtüşmemektedir. Bazı farklı noktalar bulunmaktadır. Ayrıca bu kaynak olgusunun Mecelle’ye yansımasını esas aldığı için konumu özel hukuk ile sınırlandırdım. Günümüz hukukundaki hukukun kaynakları, İslam Hukukunda şerri deliller ile bir miktar benzemektedir. Eski hukukumuzda deliller konusunu inceleyen bilim dalına fıkıh usulü denmekteydi.” şeklinde konuştu.

Bir diğer konuşmacı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Grv. Zeynep Özkan da “Türk Hukuk Reformu, Batılılaşma, Laikleşme Ekseninde Mecelle” konulu sunumunda “Türk Devrimi 200 yıldan beri süregelmekte olup, Osmanlı’nın bir dizi yenilgileri sonucu varlığını ve bütünlüğünü korumak adına modern devlet temelinde yer alan düşünce ve kurumları kabul etmesinin sonucudur. Hukuk reformu da bu sürecin bir parçasıdır. Burada reformun hareket noktası batılılaşma ve laikleşmeden, sürecin tekabül ettiği dönem itibariyle Avrupa’daki aydınlanma düşüncesinin fikri olan liberalizm ve milliyetçiliğin yansımalarından söz etmek, Mecelle’nin varoluşu ve yürürlükten kaldırılması bakımından değinmek yerinde olacaktır. Reformların zeminini oluşturmada 19. yüzyılın ortalarına doğru hızlı bir çöküşe giden Osmanlı’da batılı devletlerin ekonomik, siyasi ve diplomatik baskıları etkili olmuştur.” dedi.

Oturumda son sözü AKÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Grv. İsmail Özden aldı. Arş. Grv. Özden “Hukukun Devrimci Karakteri ve Mecelle Üzerine” başlıklı sunumunda, “Devrim kelimesi, içinde barındırdığı anlam itibariyle  hukukçulara biraz soğuk gelen bir kelime. Çünkü hukukçular genelde meslek itibariyle biraz muhafazakâr olmayı tercih eder. Burada ben devrim kelimesine yüklenen anlamları açıkladıktan sonra kendi tebliğimde devrimi hangi anlamda kullandığımı ifade etmeye çalışacağım. Tabii, bu devrimin aynı zamanda hukukun devrimci karakterinden bahsederken Mecelle ile olan bağlantısını da bu anlamda ifade etmeye çalışacağım. Bir ülkede gerek dış tesirler, gerekse içtimai şartların zorlamasıyla devrim kararı verilebilir. Devrim, inkılap ya da ihtilal şeklinde kendini gösterebilir. Kimi zaman toplum tabanından yönetici sınıfa doğru ivmelenen devrim hareketi, kimi zaman yönetici kadrosu ya da aydınların önderliğinde şekillenir. Devrim hareketlerinin en belirgin ve vazgeçilmez özelliği ise hukuk ile olan ilişkisidir. Hukuk kuralları, devrim ile ulaşılmak istenen medeniyet hedefi doğrultusunda yeni baştan düzenlenir” şeklinde konuştu.

Sempozyumun ilk oturumu soruların cevaplanmasının ardından, AKÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bayraklı’nın konuşmacılara katılım belgelerini takdim etmesi ile son buldu. Verilen öğle yemeği arasından sonra sempozyum, ikinci ve üçüncü oturumlar ile devam etti.

Öğleden sonra yapılan ikinci oturumun başkanlığını Prof. Dr. M. Akif Aydın yaparken; Prof. Dr. Muhittin Eliaçık, “Mecelle Maddelerinde Tezad ve Mukaabele Sanatlarının Kullanımı Üzerinde Bir İnceleme”; Yrd. Doç. Dr. Murat Tumay, ”Mecellede İnsan Hakları”; Arş. Grv. Ezgi Fulya Akkuş, “Mecellede Değerler Üzerine Bir İnceleme”; Arş. Grv. Firdevs Okatan, “Mecellede Adalet Felsefesi” başlıklı sunumlarını yaptı.

Sempozyumun son oturumunda ise Prof. Dr. Muhittin Eliaçık oturum başkanlığı görevini üstlendi. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bulut, “‘Medeni Hukuk Cephesinden Ahmet Cevdet Paşa’ Adlı Esere Yöneltilen Bir Eleştiri: Mecelle Ahmet Cevdet Paşa’nın Bir Eseri Değil Midir?”; Yrd. Doç. Dr. Önder Deniz, “Çalışma Hayatına Yönelik Sosyal Politikalar Açısından Mecelle”; Dr. Ünsal Dönmez, “Karşılaştırmalı Hukuk Tekniği Bakımından Mecelle’nin İncelenmesi ve Mecelle’nin Etkinlik Alanının Coğrafi ve Tarihi Açıdan Tespiti”; Öğr. Grv. Serhan Yücel ise “Ezmanın Tağayyürü ile Ahkâmın Tağayyürü İnkâr Olunamaz” konulu bildirilerini sundu.

mecelle 1 mecelle 8 mecelle 6 mecelle 7 mecelle 4 mecelle 5 mecelle 3 mecelle 2

Akademisyen Hızlı Erişim

Öğrenci Hızlı Erişim